MADDE BAĞIMLILIĞININ NEDENLERİ NELERDİR ?

 

 

AİLE : Madde bağımlısı çocukların ailelerinde genelde aşağıdaki nedenler görülmektedir. Bu nedenler çocukları madde bağımlısı yapabilir.

Ailenin eğitimsizliği ve parçalanmış olması.

Aile içi şiddet.

Anne ve Babanın kötü alışkanlıklarının olması.

Anne ve Babanın çocuklara karşı ilgisizliği.

Okul Eğitiminin ihmal ettirilerek, çocuğun para kazanması için sokağa gönderilmesi.

Aile içinde çocuklara karşı güvensizlik.

Çocukların duygusal ihtiyaçlarını, para ve eşya ile karşılamaya çalışmak.

Çocukların “Kendi kendine yeterli” olmasını engellemek. Sorumluluk vermemek. Aşırı korumacılık.

Çocukların arkadaşlarını önemsememek.

İçkinin zararına inanmayan, çocuklarının içki içme alışkanlıkları üzerinde durmayan aileler
ARKADAŞ : Çocuklar madde kullanmaya genelde arkadaşlarının teklifi ve ısrarı ile başlar.

Aile içi nedenler çocuğa, evinin dışında huzur-güven-sevgi ve başarıyı aratır.

Arkadaşın “Bir kereden, bir şey olmaz. Hoşuna gitmezse bırakırsın” veya “Dertlerini unutmak ve mutlu olmak istiyormusun ?” teklifi ile başlar.

Hiçbir baskı olmadan arkadaşına özentiden veya meraktan başlar.

Hoşuna giden bir gençlik/çocuk Gurubunun, içinde olmak için başlar.

Çocuğun fiziksel konumundan yararlanmak için, gayri meşru kişilerce istismar edilerek maddeye alıştırılır.

EĞİTİM : Aile ve arkadaş etkilerinin temelinde çarpık eğitim vardır.

Çocuğun İnsani, Milli ve Manevi değerlerden yoksun yetiştirilmesi. Bu ahlaki değerleri yeteri kadar alamayan çocuklar, kendine ve topluma zarar vermektedirler.

Evde el-yüz-ayak temizliği yapmadan yatmak, pijamalarını giymeden günlük giysileri ile yatmak, genelde yer yatağında yatmak, çocuğun sokakta yaşamasına uyum sürecini kolaylaştırmaktadır.

Anne ve babanın yattığı yerde, hep birlikte kızlı erkekli kardeşleriyle uyumaya çalışmak.

Çocuğun Okul ve İş hayatını kontrol etmemek.

Çocuğun boş zamanlarının değerlendirilmesinde rehberlik yapmamak.

MERAK ETTİKLERİ İÇİN
Gençler, maddenin yaratacağı etkiyi merak ettikleri için yaşıtlarıyla birlikteyken madde alabilirler. Akran ilişkileri böyle kötü bir alışkanlığın başlaması veya önlenmesinde büyük önem taşır. Gençlik çağında, bir gruba ait olmak, gencin psikolojik sağlığı açısından gerekli bir ihtiyaçtır. Ancak aile içinde belirli değerler kazanmış, kendine güveni olan bir genç, kendi kişilik yapısı ve değer ölçülerine uygun olan bir grup seçer. Bu grup içinde önemsediği arkadaşları madde kullanıyorsa, bu gruptan ayrılabilir. Yeterli psikolojik güçlükte olamayan bir genç ise, arkadaşlarının “bir kereden ne çıkar” telkinleriyle madde alabilir.

*KİŞİSEL YATKINLIK:
Madde kullanmaya başlamada kişisel yatkınlığın payı vardır. Alışılmış kurallara karşı baş kaldırabilen, duygusal açıdan dengesiz, çabuk parlayan olgunlaşmamış gençler, çevrelerine uyumda güçlük çekerler. Denemeye ve yeniliğe duydukları merak nedeniyle de madde alabilirler.

TOPLUMSAL NEDENLER:

Madde bağımlılığına yönelen gençlik konusunda yapılan araştırmalar gençlerin toplum değerlerine uymayan, yakıp yıkıcı, vurup kırıcı davranışlarının altında hemen daima bir kaygının yattığı ortaya konmuştur. Kaygının nedenlerini araştırırken psikolojik faktörlerin yanı sıra, memleketin antropolojik, sosyo-kültürel, ekonomik koşullarının genci ne şekilde etkilediğini göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü kaygının ortaya çıkışı gencin bu faktörlerden etkileniş tarzına bağlıdır.
genç birey duyduğu sıkıntı ve güvensizliği kendine geçici bir yapay güven sağlayacak bir madde ile yenmeye çalışabilir.

ESKİ YENİ NESİL ÇATIŞMASI:

Bizde toplumun bir geçiş devresinde bulunması gencin hayatına bir yön vermesini güçleştirmektedir. Gençler anne-babanın empoze etmek istediği geleneksel normlarla modern zihniyet arasında bocalamakta ve aileleriyle düştükleri bu çatışma yüzünden kendini ifade olanağı bulabilecekleri bir arkadaş çevresinde toplumsallaşmasını, düşüncelerini dile getirmesini sağlarsa da her zaman olumlu etkiler beklenemez.

ŞEHİRLEŞME PROBLEMİ:
Yeni büyük şehirleşmelerdeki yaşam tarzı ve bunun neden olduğu güçlüklerin incelenmesi çok gerekli olduğu kadar güçtür. Modern toplumun gelişimi meskun yerler gelişmesine yol açar. Şehirlerdeki büyük hatıra getirildiği zaman duyulan depersonalizasyon korkusu dile getirilir: Birincisi Freud’un ileri sürdüğü, her insanda bulunan uygarlık düşmanlığı, ikincisi ise insanın bu bloklara gelmeden evini terk ettiği zaman duyduğu endişedir. Yeni problemler karşılamak durumunda kalan bireyde, eğer kendi eski problemlerini yarattığı endişe varsa uyumsuzluk daha derin olacaktır.

STRES NEDENİ İLE:
Pek çok madde bağımlısı madde kullanmaya başlama nedenlerini başarısızlık, yenilgiler, hastalık, ölüm, ayrılık, işten atılma, mutsuzluk gibi nedenlere bağlayabilir. Bu etkenlerin ne ölçüde bireyi etkisi altına aldığını bilmek ve tedaviyi yönlendirmek ve tedavi motivasyonunu devamlı kılmaya yardımcı olmaya yardımcı olabilir.

Benzer Konular

Etiketler: , ,

Yorum Yapın



Site Haritası